Mustafa Akar: Berhayat

mustafaAkar

Sanırım erken yaşlarda ne yaptığını bilerek yola çıkan son nesiliz. Daha ortaokula giderken modern şiir okumaya başlamıştım. Buradan bakınca bazı şeylere şaşırıyorum ama nasibi de unutmamam lazım. Siyasi konularda erkenden bilinçlenmemiz de severek bağlandığımız her şeye dava gözüyle bakmamıza yaradı. Bir işe başlamışsak onu hep sonuna kadar sürdürebilmek hasleti yani. Yirmili yaşlarda şiir yazan gencin yararlanabileceği kaynaklar hem sınırlı hem de tehlikelidir. Yani olursunuz veya ölürsünüz. Okuduğunuz şiirlerin sanatınıza nasıl etki edeceğinden tut da, yazdıklarının Türk şiirinin neresine ekleneceği endişesine kadar bir yığın dert. Bu tarafıyla şiir benim için dava gibidir.

Ben hiçbir zaman ilhamdan vazgeçmedim. Kendime özgü atölye çalışmalarım muhakkak var ama hiçbir zaman bugün şu şiiri artık bitirmeliyim diye masaya oturmuş değilim. Bazen kendimi bazı yarım şiirlerimi bitirmeye zorladığım olur ama işin sonunda yine kendimi zorladığımı anlayarak kalkarım masadan. İlhamı beklerim, bazen bir hafta içinde sağanağa yakalanmış gibi günler ve haftalarca çalışırım bazen de aylarca şiire dair hiçbir şey düşünmem. Yine de gün içerisinde aklımın bir tarafında hep durur şiir.

Söyleşinin tamamını İtibar’ın Mayıs sayısında okuyabilirsiniz.

Reklamlar

Zeynep Kot Tan: Öyle ve Daima

Ey Rab, kurtar bizi
söze değmeyen sözden, ele değmeyen elden
çokça şey gizledin bizden ve çokça gizlendin
verdiklerinden çok, vermediklerindesin.

DYQobcmX4AEcaV5

Ey görünürken hep aynı kalan
yeryüzünü kaldırınca, yeryüzü çıkıyor altından
suyla taşınan, güneşte doğan
geldiğinden çok, gelmediğinde sensin
söz konuştuğunda daha fazla: neredesin?

Her söz birbirine benziyor, öyle ve daima
ellerimiz farklı mı diğer yarısından
şehre girerken tanıdım seni
bu muvazenesiz yalnızlığımdan
ellerimde kuru ağaçların yosunu
şehre girerken anladım
dünyada ne çok insan var
sen olmayan.

Fatih Muhammet Atasever: Tövbe-i Nasuh

Da00CKYX4AAsBFAhatırladım, suyun üzüntüyle uçuşunu yazın
yağmur duası doldurulmuş bir şişe,
çocuk dirseklerinden dikiz aynaları, kirli boyun, abi bi lira.
ne zamandır bir sahabe yerine akbil basmadım.
evet yavrum sen söyle arkadaki:
-soruların kapaklarını çöplere atmamalıyız.
-lezzetleri tahrip edip acılaştıran,
pet şişeyi sıklıkla hatırlayınız.

doktor ameliyat diyor bu yaşadığımıza
toplanan mavi kapakları bundan
Akdeniz’e atmak gerektir
Halep saçının zulasında, üzgün
tekerlekli bir sandalyeyle de olsa dönecektir.

Şiirin tamamını İtibar’ın Mayıs sayısında okuyabilirsiniz.

Necip Tosun: Günümüz Edebiyat Ortamının Görünümü

Edebiyatın sadece edebiyat olarak algılanmadığı tuhaf bir döneme tanıklık etmekteyiz. Günümüzde kimi yazarlar için ortaya iyi bir ürün koymak başlı başına bir anlam ifade etmemekte. Yazar, o ürünün de önüne geçerek, onun üstüne basarak kendini takdim etmek istemekte. Bunun için de bir siyasete, bir “yazar siyaseti”ne başvurmakta.

Yazar siyasetinin ilk adımı bir “imge” yaratmak. Yazdıklarını aşan, onu örten, ondan daha farklı bir imge. Yazı daha geri planda. Yapılan her şey bu imgeyi parlatmak ve takdim etmek için. Yazar imgesi belli olduktan sonra yazar yaptığı her işte, her davranışında, bu imgenin peşinden gitmekte, onun gereklerini yerine getirmekte.

Tomris Uyar, 1960’ların edebiyat ortamını ve Turgut Uyar, Edip Can­sever, Ülkü Tamer, Cemal Süreya arasındaki ilişkileri anlatırken ilginç tespitlerde bulunur: “Birbirlerinin güzel bir şiirini gördüler mi, mut­laka söz etmek vardı -o zaman şim­diki gibi ‘ben daha iyiyim, o daha iyi’ tartışması hiç yoktu. Herkes ne yaptığını çok iyi bilirdi. Bu, hikâye için de böyleydi, şiir için de böyleydi. Yani Edip güzel bir şey yazmışsa çok sevinilir, Turgut iyi bir şiir yazmışsa –hiç unutmam, Ahd-i Atik’i yazdığı zaman, Edip ona bir telgraf çekmiş gece yarısı. Yani böyle duygudaşlık vardı.”

Uyar, söz konusu söyleşisinde, “her­kes ne yaptığını çok iyi bilirdi,” di­yor. Aslında işin temeli biraz da bu­rada düğümleniyor. Yaptığımız işi fark edememek çok önemli bir arıza. Yaptığımız işin edebiyat dünyasında neye tekabül ettiğini bilirsek her şey çözülür. Ama hiçbirimiz kendimizi test etmeye, sınamaya yanaşmıyo­ruz. Çünkü yaptığımız iş her şeyden münezzeh. Elbette insanın yazdığı şeylerin okura ulaşması için çaba gös­termesi anlaşılabilir bir şeydir. Ancak yazdığı şeylerin insanlara ulaşma kay­gısını duymak ayrı, ortaya koyduğu üründen daha değerli olma çabası ayrı bir şeydir. Bu anlamda yazar, ortaya koyduğu ürününün değerin­den daha büyük bir değer görmesi­ni arzuluyor. Oysa edebiyat gücünü ve değerini bizatihi kendisinden alır. Başka hiçbir girişim bir eserin değeri­ni artırmaya yetmez. Yazar isterse hiç manşetlerden inmesin. Eser değersiz­se bu çabalar nafiledir. Günümüzde her alanda yaşanan, “görünme”, “altı çizilme”, “fark edilme” hastalığının edebiyatta da nüksettiğini görüyo­ruz. Ne var ki edebiyat gelip geçici bir heves değildir. Karşılığında bir ömür ister.

Yazının tamamını İtibar’ın Mayıs sayısında okuyabilirsiniz.

Yunus Emre Özsaray: Çaktırma Bacinik

DOl-kdbW0AE9AKhSeçimlere de az kalmıştı, bu yüzden şehir bayram yeri gibi olmuştu. Sokaklar parti arabalarıyla dolup taşıyor, balkonlardan bayraklar sallanıyordu. Mahalleye gelmiştik Mehmet’le birlikte… “Bacinik” dedi, “Yarın kayfaltıyı yiyince hemen çıkak.” Bu ara bacinik demeyi öğrenmişti nerden öğrendiyse. Herhalde Kör Halit’in oğlu Rıza’dan öğrenmişti. En çok o kullanıyordu bacinik lafını. Mustafa’yla bisikletlere binip sevdiği kızın sokağında dolaşmak için gittiklerinde, kız balkondayken ona bakacağız diye birbirlerine çarpmışlardı da Rıza; “Çaktırma Bacinik gül gül.” diye seslenmişti Mustafa’ya… Herhalde Mehmet de ondan öğrenmişti bu sözü… “Tamam bacinik.” dedim gülerek…

Mehmet hüngür hüngür ağlamaya başlamıştı. Kızlar bize bakıyordu. Çaktırma bacinik diyor­dum, sesim Mehmet’in sesine karışırken. Çaktırma…

Öykünün tamamını İtibar’ın Mayıs sayısında okuyabilirsiniz.

İtibar’ın Mayıs Sayısı Çıktı

İtibar, 80. sayısı olan Mayıs sayısında Mustafa Akar ve Sevda Dursun ile yapılmış iki söyleşiye yer veriyor. Türk Edebiyatının her kuşaktan önemli isimlerinin ürünleriyle katkıda bulundukları İtibar, doyurucu bir sayı ile okurunun karşısına çıkıyor.

İtibar 80 Fotoğrafİbrahim Tenekeci’nin yönetimindeki İtibar, usta çizer Hasan Aycın’ın çizgilerini yayınlamaya devam ediyor. Her zaman olduğu gibi şiirleriyle dikkat çeken dergi, Ali Emre’nin “Acının İskelesi” isimli eseriyle şiir sayfalarını açıyor. Cahit Koytak’ın “Susma Sanatı”, Mehmet Şamil’in “Kudüs Kıyâmı” ve Said Yavuz’un “Şimdi Bu Saatlerde” başlıklı şiirleriyle devam ediyor. Bu sayının diğer şairleri ise Serap Kadıoğlu, Tuba Kaplan, Mehmet Narlı, Emel Özkan, Ömer Fatih Andı, Seyyid Ensar, Ali K. Metin, Enes Kılıç, Samed Karataş, Aynur Dilber, Mehmet Doruk Kandemir, Muhammed Ali Caymaz, Yunus Karadağ, Filiz Kolukısa, Nurullah Genç, Mustafa Uçurum, Aslı Bey, Fatih Muhammed Atasever, Mehmet Emin Küçüker, Ali Oturaklı, Ayşe Çelikkaya, Şadi Kocabaş, Umut Cemal, Kağan Server Atıcı ve Zeynep Kot Tan.

İtibar Mayıs sayısının öykü sayfaları da son derece zengin. Bu sayıda Handan Acar Yıldız’ın “Bere”, Cemal Şakar’ın “Şirin’in Gözleri”, Yunus Emre Özsaray’ın “Çaktırma Bacinik”, Gülhan Tuba Çelik’in “Yüz”, Neslihan Soydaşın “Kadınlar ve Çiçek Ölüleri” ve Merve Koçak Kurt’un “Naz Kahvesi” isimli öyküleri bulunuyor.

Mustafa Akar ve Sevda Dursun Söyleşileri

İtibar’ın Mayıs sayısında Mustafa Akar ile Furkan Çalışkan konuşmuş. Akar,Siyasi konularda erken bilinçlenmemiz, severek bağlandığımız her şeye dava gözüyle bakmamızı sağladı.” diyerek önemli bir noktaya temas ediyor. İkinci söyleşimizde Saliha Sultan sormuş, Sevda Dursun cevaplamış. Dursun, Unutmayı da biliriz; ama şartlar müsait değil” diyerek 28 Şubat öykülerinden derlediği “Şubat Tutulması” isimli kitabını anlatıyor. Ercan Yıldırım, “Patikadan Otobana” başlıklı yazısıyla aramızda. Kemal Sayar, “Dağınık Oda” diyor. Mustafa Ruhi Şirin, “TRT Gemisinde Tahterevalli” yazılarına devam ediyor. Necip Tosun, “Günümüz Edebiyat Ortamının Görünümü” başlıklı yazısıyla aramızda. Leylâ İpekçi, “Sevenlerin Anayurdu” diyor. Gökhan Ergür, “İnsanı Tam Eyleyen Dostluk” başlıklı yazısıyla dergimizdeki yazılarına bir yenisini ekliyor. Asım Gültekin, “Eşrefoğlu’nda Olar ve Bular” diyerek önemli bir konuya temas ediyor. Gökhan Gökçek, “Gökbörü” ile aramızda. Ercan Yılmaz, “Şiir Üzerine Düşünceler” diyor. Sadık Koç, “Olmasaydı Diye Düşündük” başlıklı yazısıyla aramızda. Hasan Ejderha ve Ayşe Karaman’ın da ilk kez denemelerini yayınlıyoruz. Kitap tahlili bölümümüzde ise Harun Yakarer, Raşit Ulaş’ın “Kavga Başlıyor”, Suavi Kemal Yazgıç, Cemal Şakar’ın “Adı Leyla Olsun”, Okan Erdağı, Mehmet Kahraman’ın “Babamı Öldüren Şeyler” isimli kitabını inceledi. Ayrıca bu sayımızda, İbrahim Kalın’dan dört fotoğraf yayınlıyoruz. Diğer fotoğraf sahipleri ise Selçuk Sümer Özel, Ercan Ulu, Meryem Betül Koçak, Hale Estekanchi, Kemal Kurak, Dilara Fatıma Baltacı ve Selami Özkan.

İtibar’ın Nisan Sayısı Çıktı

KapakSON.indd

İtibar, 79. sayısı olan Nisan sayısında M. Fatih Andı ve Münir Üstün ile yapılmış iki söyleşiye yer veriyor. Türk Edebiyatının her kuşaktan önemli isimlerinin ürünleriyle katkıda bulundukları İtibar, doyurucu bir sayı ile okurunun karşısına çıkıyor.

İbrahim Tenekeci’nin yönetimindeki İtibar, usta çizer Hasan Aycın’ın çizgilerini yayınlamaya devam ediyor. Her zaman olduğu gibi şiirleriyle dikkat çeken dergi, Gökhan Ergür’ün “Senle Dünyada” isimli eseriyle şiir sayfalarını açıyor. Cahit Koytak’ın “Bahar Duası”, Eyyüp Akyüz’ün “Helalleşme Merasimi” ve Kenan Yusuf’un “Göçerlik” başlıklı şiirleriyle devam ediyor. Bu sayının diğer şairleri ise Mehmet Burak, Süleyman Unutmaz, Ömer Yalçınova, Nurettin Durman, Mehmet Aycı, Muhammed Tarık Şahin, Aslı Bey, Bilal Can, Ali Sali, Sibel Eraslan, Cevat Akkanat, Rabia Gelincik, Zeynep Tuğçe Karadağ, Rıdvan Tulum, İlker Nuri Öztürk, Yunus Emre Aklıbaşında, Osman Bulut, Ervanur Erdoğan ve Öznur Güzel.

İtibar Nisan sayısının öykü sayfaları da son derece zengin. Bu sayıda Ali Işık’ın “Eve Gidiyorum”, Handan Acar Yıldız’ın “Bavulun İki Yakası”, Abdullah Harmancı’nın “Yüreğime Üç Çivi”, Selma Aksoy Türköz’ün “Göz Göze”, Halil İbrahim İzginin “Yarım Maç” ve Abdullah Yıldırım’ın “Ablamın Kocası” isimli öyküleri bulunuyor.

M. Fatih Andı ve Münir Üstün Söyleşileri

İtibar’ın Nisan sayısında M. Fatih Andı ile Ömer Fatih Andı konuşmuş. Andı,Modern edebiyatımızın Peygamber şiirleri, ‘inkâr çağı’ndan ‘imân limanı’na sığınma metinleri olarak da okunmalıdır.” diyerek önemli bir noktaya temas ediyor. İkinci söyleşimizde Orhan Özekinci sormuş, Münir Üstün cevaplamış. Üstün, Yayıncılık, insanı kitapla buluşturma çabasıdır” diyerek bu alandaki tecrübelerini bizlere aktarıyor. Ercan Yıldırım, “Örfe Karşı Kültür” başlıklı yazısıyla aramızda. Kemal Sayar, “Bir Evi Yuva Yapan Nedir?” diye soruyor. Berat Demirci, bir yazısıyla bu sayımıza kıymet katıyor: İğde Mevsimi. Necip Tosun, “Mehmet Âkif Ersoy Yalnızlığı” başlıklı yazısıyla aramızda. Leylâ İpekçi, “Kal Dedi, Kendi İçinde Bul Beni!” diyor. Gökhan Ergür, “Saksıda Büyüttüğün Çiçekler” başlıklı yazısıyla dergimizdeki yazılarına bir yenisini ekliyor. Asım Öz, “Âkif Emre’nin Dergileri” diyerek önemli bir konuya temas ediyor. Mehmet Dinç, kıymetli bir yazı ile aramızda: “Beni Altı Yıl Bekler misin?”. Mustafa Ruhi Şirin, “TRT Gemisinde Tahterevalli” diyor. Mustafa Özel, “Radyo: Her Zaman, Her Yerde” diyerek önemli bir konuyu ele alıyor. Kitap tahlili bölümümüzde ise Raşit Ulaş, Mustafa Akar’ın “Berhayat”, Suavi Kemal Yazgıç, Hüsrev Hatemi’nin “Kelimeler Kitabı”, Emel Özkan, Tuba Kaplan’ın “Tek Vuruşta Ölmek”, Zeynep Acar, Hüseyin Ahmet Çelik’in “Sevinebilirsin Suâda İşte Yalnızız”, Muhammed Enes Kala, İbrahim Tenekeci’nin “Geldik Sayılır” ve Beyzanur Turcihan, Nergihan Yeşilyurt’un “Otomatların Marşı” isimli kitabını inceledi. Bu sayımızın diğer yazarları ise Ömer Lekesiz, Ercan Yılmaz ve Hatice Ebrar Akbulut.

İtibar’ın Mart Sayısı Çıktı

İtibar 78 Kapak.jpg

İtibar, 78. sayısı olan Mart sayısında Selahattin Yusuf ile yapılmış bir söyleşiye yer veriyor. Türk Edebiyatının her kuşaktan önemli isimlerinin ürünleriyle katkıda bulundukları İtibar, doyurucu bir sayı ile okurunun karşısına çıkıyor.

İbrahim Tenekeci’nin yönetimindeki İtibar, usta çizer Hasan Aycın’ın çizgilerini yayınlamaya devam ediyor. Her zaman olduğu gibi şiirleriyle dikkat çeken dergi, Cahit Koytak’ın “Yüce İsminle Senin” isimli eseriyle şiir sayfalarını açıyor. Mustafa Akar’ın “Hüseyin”, Ali Emre’nin “Beşeri Coğrafya” ve Ali Sali’nin “Sükûtumuzu Koyulaştıran Kur’an Sesleri” başlıklı şiirleriyle devam ediyor. Bu sayının diğer şairleri ise Ali K. Metin, Ahmet Edip Başaran, Burhan Sakallı, İsmail Aykanat, Suavi Kemal Yazgıç, Enes Talha Tüfekçi, Eyyüp Akyüz, İbrahim Tenekeci, Süleyman Unutmaz, Adem Yazıcı, Ömer Fatih Andı, Kâmil Çağlar Aksu, Mustafa Uçurum, Cengizhan Konuş, Aslı Bey, Enes Kılıç, Ahmet Bahadır Sarıkaya, Kevser Evsen, Muhammed Enis Özel, Muhammed Mücahit Yılmaz, Fatih Muhammed Atasever, Mehmet Emin Küçüker, Mehmet Doruk Kandemir, Mehmet Akif Öztürk, Mehmet Fatih Öz, Mehmet Aycı, Tayfun Doğan, Ümit Zeynep Kayabaş, Yunus Karadağ ve Ali Oturaklı.

İtibar Mart sayısının öykü sayfaları da son derece zengin. Bu sayıda Cemal Şakar’ın “Risale-i Perihan”, İsmail Özen’in “Filim Yandı, Adamım”, Yunus Develi’nin “Yarasızlar”, Doğukan İşler’in “Serçe Kuş”, Aynur Dilberin “Kan Kırmızı” ve Emin Gürdamur’un “Boşluğun Rüyası” isimli öyküleri bulunuyor.

Selahattin Yusuf ile Söyleşi

İtibar’ın Mart sayısında Selahattin Yusuf ile Furkan Çalışkan konuşmuş. Yusuf,Maddi ve güncel karşılığı olmayan şeylere birlikte heyecanlanmak, giderek daha nadir rastladığımız bir olay oldu.” diyerek önemli bir noktaya temas ediyor. Ercan Yıldırım, “Küresel Kültüre Bağlanırken” başlıklı yazısıyla aramızda. Kemal Sayar, “Barbar İstilası” diyor. Cihan Aktaş, bir denemeyle bu sayımıza kıymet katıyor: Kuruyan Irmak Oteli. Meryem Genel, “Nurettin Topçu’da İsyan Ahlâkı” başlıklı yazısıyla aramızda. Necip Tosun, “Eleştiri ve Ahlâk” diyor. Özkan Gözel, “Aşkınlığın Üç İmkânı” başlıklı yazısıyla dergimizdeki yazılarına bir yenisini ekliyor. Sadık Koç, “Ev Başka, Daire Başka” diyerek önemli bir konuya temas ediyor. Erol Yılmaz, kıymetli bir yazı ile aramızda: Arkadaşlık Bakımı. Afşin Selim, “Turnam Başım Darda Benim” diyor. Ömer Lekesiz, “Toledo” yazısı ve fotoğrafı ile dergimize katkı sağlayan isimlerden. Yunus Emre Özsaray, “Siyasetten Hikâyeye, Hikâyeden Siyasete Doksanlar” diyerek önemli bir konuyu ele alıyor. Kitap tahlili bölümümüzde ise Emel Özkan, Zeynep Tuğçe Karadağ’ın “Acile Tek Giden”, Ömer Yalçınova, Hamza Bilgü’nün “Sherlock Homeless ile Nasıl Tanıştım”, Harun Yakarer, Suavi Kemal Yazgıç’ın “Tövbe Gölgeliği” ve Zeynep Acar, Kâmil Yeşil’in “Öykü Dersleri” isimli kitabını inceledi. Bu sayımızın diğer yazarları ise Cemal Şakar, Gökhan Gökçek ve Barış Sağıroğlu.

İtibar’ın Şubat Sayısı Çıktı

İtibar 77 Kapak

İtibar, 77. sayısı olan Şubat sayısında Semih Kaplanoğlu ile yapılmış bir söyleşiye yer veriyor. Türk Edebiyatının her kuşaktan önemli isimlerinin ürünleriyle katkıda bulundukları İtibar, doyurucu bir sayı ile okurunun karşısına çıkıyor.

İbrahim Tenekeci’nin yönetimindeki İtibar, usta çizer Hasan Aycın’ın çizgilerini yayınlamaya devam ediyor. Her zaman olduğu gibi şiirleriyle dikkat çeken dergi, Cahit Koytak’ın “Yüce İsminle Senin” isimli eseriyle şiir sayfalarını açıyor. Said Yavuz’un “Birazcık Teselli Alınganlara”, Orhan Özekinci’nin “Halime Kız” ve Seyyid Ensar’ın “Aleyhimde Bir Delil” başlıklı şiirleriyle devam ediyor. Bu sayının diğer şairleri ise Ömer Yalçınova, Muzaffer Serkan Aydın, Gökhan Ergür, Eray Sarıçam, Tuba Kaplan, Mehmet Narlı, Nurettin Durman, Mehmet Şamil, Raşit Ulaş, Bilal Can, Mehmet Burak, Harun Yakarer, Büşra Yavuz, Zeynep Tuğçe Karadağ, Yunus Emre Aklıbaşında, Kemal Öztürk, Yasin Onat, Ömer Faruk Topçu, Şadi Kocabaş, Enes Yılmaz, Rıdvan Tulum ve Soner Karakuş.

İtibar Şubat sayısının öykü sayfaları da son derece zengin. Bu sayıda Betül Nurata’nın “Adviye”, Senem Gezeroğlu’nun “Gönül Dağı”, Abdullah Harmancı’nın “Ve Ma Edrake…”, Selma Aksoy Türköz’ün “Kara Kedi”, Mustafa Nezihi Pesenin “Hikâye Ağacımız”, Hatice Şimşek’in “Mutlu Kukla” ve Neslihan Soydaş’ın “Ağlama Sırası” isimli öyküleri bulunuyor.

Semih Kaplanoğlu ile Söyleşi

İtibar’ın Şubat sayısında Semih Kaplanoğlu ile Bülent Özdaman konuşmuş. Kaplanoğlu,Kendimize hangi hikâyeleri anlatacağımızı başkalarına seçtiriyoruz.” diyerek önemli bir noktaya temas ediyor. Ercan Yıldırım, “Kent Işıkları Altında Küçük Burjuva Zevkleri” başlıklı yazısıyla aramızda. Kemal Sayar, “Hayatı Genişlet” diyor. Hüsrev Hatemi, bir denemeyle bu sayımıza kıymet katıyor: Değeri Bilinmeyen Lütuflar. Asım Öz, “Sezai Karakoç Üzerine Bir Yorum Denemesi” başlıklı yazısıyla aramızda. Mustafa Özel, toplumsal değişimi “misafir” üzerinden anlatıyor. Necip Tosun, günlüklerine devam ediyor. Bu seferki durağı ise Çin. Özkan Gözel, “Gökte Yıldız Arar İken” başlıklı yazısıyla dergimizdeki yazılarına bir yenisini ekliyor. Sadık Koç, “Şehirden İndim Köye” diyerek önemli bir konuya temas ediyor. Erol Yılmaz, dokunaklı bir yazı ile aramızda: Yorgun Savaşçı. Ercan Yılmaz, “Delilik Düşü” diyor. Ömer Lekesiz, “Tiflis” yazısı ve fotoğrafı ile dergimize katkı sağlayan isimlerden. Yunus Emre Özsaray, “Kentli Öykücüler Neden Bunalıyor?” diyerek önemli bir konuyu ele alıyor. Kitap tahlili bölümümüzde ise Suavi Kemal Yazgıç, Akif Emre’nin “Müstağrip Aydınlar Yüzyılı”, Muhammed Enis Özel, Raşit Ulaş’ın “Kavga Başlıyor”, Ahmet Edip Başaran, Cengizhan Konuş’un “Tarafsız Günler”, İlker Nuri Öztürk, Hayrettin Orhanoğlu’nun “Yolculuk Risalesi”, Gülhan Tuba Çelik, Recep Seyhan’ın “Bana Hikâye Anlat” ve Berrin Erdoğan, A. Ali Ural’ın “Mara ve Öteki Şiirler” isimli kitabını inceledi.

İtibar’ın Ocak Sayısı Çıktı

İtibar 76 Kapak

İtibar, 76. sayısı olan Ocak sayısında “Kudüs” ve “Fatma Barbarosoğlu” konulu iki dosya ile okuyucularını selamlıyor. Türk Edebiyatının her kuşaktan önemli isimlerinin ürünleriyle katkıda bulundukları İtibar, doyurucu bir sayı ile okurunun karşısına çıkıyor.

İbrahim Tenekeci’nin yönetimindeki İtibar, Cevdet Karal’ın “İyi Kızla Üç Kadın” isimli eseriyle sayfalarını açıyor. Ercan Yılmaz’ın “Şairin Oteli”, Ahmet Edip Başaran’ın “Kan Kalesi” ve Soner Karakuş’un “Mutsuzluk Kılavuzu” başlıklı şiirleriyle devam ediyor. Bu sayının diğer şairleri ise Adem Turan, Beyzanur Turcihan, Mehmet Emin Küçüker, Aslı Bey, Eda Fırat, Ayşe Çelikkaya, Nurullah Genç, Mustafa Uçurum, Adem Yazıcı, Oğuzhan Bükçüoğlu, Meryem Genel, Zahide Aydoğdu, Filiz Kolukısa, Mert Mevlüt Gökçe, Mukaddes Kutlu, Mustafa Duruş ve Cevat Akkanat.

İtibar Ocak sayısının öykü sayfaları da son derece zengin. Bu sayıda Yıldız Ramazanoğlu’nun “Gülünç”, Mustafa Başpınar’ın “Eksile Eksile”, Fatma Nur Yılmaz’ın “Bir Başka Yusuf”, Selime Kahraman’ın “Sardunya Dirayeti” ve Halil İbrahim İzgi’nin “Uzun Minare” isimli öyküleri bulunuyor.

“Kudüs” ve “Fatma Barbarosoğlu” Dosyaları

İtibar’ın Ocak sayısında bir Kudüs Dosyası hazırladık. Hasan Aycın çizgileriyle, Ömer Lekesiz fotoğraflarıyla, Ali Emre ise “Kudüs Avazı” isimli şiiriyle dosyamızda yer alıyor. İbrahim Kalın, “Kudüs’ün Fethi ve Salâheddin Eyyûbî” başlıklı yazısıyla kıymetli bir katkıda bulunuyor. Ahmet Murat, “Naneli Çay” diyor ve bütün bir ümmeti Kudüs’te buluşturuyor. Dosyamıza katkı sağlayan diğer isimler: Ayhan Demir,  İbrahim Tenekeci, Kemal Öztürk, Mehmet Dinç, Mustafa Özel, Nadir Aşçı, Samet Doğan, Saniye Şişman, Sernur Yassıkaya, Sibel Eraslan, Taha Kılınç ve Zülal Sema. İkinci dosyamız Fatma Barbarosoğlu üzerine. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan “Mutluluk Onay Belgesi” kitabını merkeze alarak kendisiyle bir söyleşi gerçekleştirdik. Münire Daniş sordu, Fatma Barbarosoğlu cevapladı. “Cep telefonum olmadan asla diyen bir kuşak var karşımızda.” diyerek önemli bir uyarıda bulunuyor. Ayrıca Nazife Şişman, kadim dostu Fatma Barbarosoğlu’yla ilgili kıymetli bir yazı kaleme aldı. Dosyaya katkı sağlayan diğer isimler Feride İkbal ve Beyza Karakaya. Necip Tosun’un önemli bir yazısını yayınlıyoruz: Edebiyat ve Dil. Ayrıca Senem Gezeroğlu, Necip Tosun’un “Öyküyü Sanat Yapanlar” kitabı üzerine bir yazı kaleme aldı. Suavi Kemal Yazgıç, Cihan Aktaş’ın “Fotoğrafta Ayrı Duran”, Cengizhan Konuş, İbrahim Tenekeci’nin “Geldik Sayılır”, Zeynep Acar ise Emin Gürdamur’un “Atları Uçuruma Sürmek” kitapları üzerine yazdı. Ömer Fatih Andı, Semih Kaplanoğlu’nun Buğday filmi üzerine bir yazı kaleme aldı.

Daha güzel günlerde buluşmak duasıyla.